Yeniçeri Ocağının Özellikleri
12 Temmuz 2024

Yeniçeri Ocağının Özellikleri

Yeniçeri Ocağı: Osmanlı Devleti'nin Askeri Gücü

Yeniçeri Ocağı, Osmanlı Devleti'nde en önemli askeri sınıflardan biri olan yeniçerileri yetiştiren kurumdur, bir nevi kışlalardır. Yeniçeri Ocağı'nın kurulmasına dair farklı rivayetler bulunmaktadır. Genel kabul gören görüşe göre Yeniçeri Ocağı, I. Murat döneminde, devrin veziri Çandarlı Halil Paşa'nın yardımıyla kurulmuştur. Diğer bir görüşe göre ise Yeniçeri Ocağı'nın temelleri, I. Murat'tan önce, babası Orhan Gazi döneminde atılmıştır.

Yeniçeri Ocağı'nın Kuruluş Amacı ve Yapısı

Yeniçeri Ocağı'nın mantığı; himaye altındaki Hristiyan ülkelerde 8-18 yaş arasındaki, ailede tek çocuk olmayan erkek çocukların ailelerinden alınıp, devlet himayesinde büyütülerek devlete hizmet edecek şekilde eğitilmesine dayanır. Bu çocuklar, devlete hizmet etmeye başlamadan önce Anadolu'da Türk ailelerinin yanına verilirdi. Burada Türkçeyi öğrenip İslamlaşmaları sağlanırdı. Daha sonra toplanan çocuklardan zeki olanlar Enderun'a gönderilir ve burada bilim, teknik, sanat gibi alanlarda eğitim alarak devlet kademelerinde görev almak üzere eğitilirlerdi. Diğerleri ise komutan veya asker olmak için Yeniçeri Ocağı'na gönderilirdi.

Yeniçeri Ocağı'nın Kurulma Sebepleri

Yeniçeri Ocağı'nın kurulmasına sebep olan etkenlerin başında, devletin sınırlarının genişlemesi ve devlet bünyesindeki Hristiyan unsurların artması gösterilebilir. Genişleyen devlet sınırları ve buna bağlı olarak artan nüfusa rağmen Osmanlı Devleti'nin, sadece beylik dönemindeki Türkmen birlikleriyle ülke güvenliğini sağlaması ve savaşlara katılması zordu. Ayrıca ele geçirilen topraklarda Hristiyan toplulukların da kendini devlet yönetiminde hissederek Osmanlı Devleti'ne bağlılığının pekişmesi gerekiyordu. O dönemde Rumeli'ye yapılan seferler sonucunda savaş esirlerinin büyük artış göstermesi de vezir Çandarlı Halil Paşa'ya yeni bir askeri sınıf oluşturma fikri veren etkenlerden biriydi. Bu ihtiyaçlar dolayısıyla dahice bir sistemle Yeniçeri Ocağı kurulmuş ve devlet yapısının bozulmaya başladığı duraklama ve gerileme dönemlerine kadar başarıyla görevini yerine getirmiştir.

Yeniçeri Ocağı'nın Yapısı ve Görevleri

Yeniçeri Ocağı, adından da anlaşılacağı üzere yeniçerilerden oluşurdu. "Çeri", eski Türkçede asker demektir. Yeniçeri de "yeni asker" anlamına gelir. I. Murat'ın bu askeri sınıfa, daha önce var olan Türkmen birliklerine ek olarak kurulan bir askeri ocak olduğu için bu ismi verdiği düşünülmektedir. Yeniçeri ocaklarının büyük çoğunluğu İstanbul'da bulunurdu. Zaten kapıkulu askerlerinin bel kemiğini oluşturan yeniçeriler, tarih boyunca padişahın yakınlarında olmak durumunda kalmışlardır. Çünkü Yeniçeri Ocağı'nın görevi; savaş zamanında padişahın etrafında bulunarak savaşta padişahı korumak ve güvenliğini sağlamak, barış zamanında da aynı şekilde İstanbul'un ve dolayısıyla padişahın güvenliğini sağlamaktı. Yeniçeri ağası, Yeniçeri Ocağı'nın en üst rütbeli kişisi olarak bir bakıma padişahın özel korumasıydı. Çünkü barış zamanında padişahın bizzat yakınında bulunur; padişah sefere katılırsa o da katılır, katılmazsa o da İstanbul'da dururdu. Ayrıca padişah olabilmek için Yeniçeri Ocağı'nın, dolayısıyla yeniçeri ağasının desteğini alabilmek önemli bir aşama olduğu için, padişahlar da genelde güvendiği adamları yeniçeri ağası yaparlardı. Ayrıca yeniçeri ağası bir Divan-ı Hümayun üyesidir; ki bu da yeniçeri ağalarının bugünkü bakanlığa eş değer görevde oldukları anlamına gelir.

Yeniçeri Ocağı'nın İç Yapısı

Yeniçeri Ocağı, kendi içinde de çeşitli bölümlere ayrılırlardı. Bunların en meşhuru "ortalar" denilen sınıftır. Orta, bir bakıma tabur anlamına gelir. Yeniçeri Ocağı, çeşitli ortalara mensup yeniçerilerden meydana gelirdi. Bir ortanın kaç yeniçeriden oluşacağı kuralı her padişah döneminde ülkenin sınırlarına, yeniçeri nüfusuna, vs. etkenlere göre değiştirilirdi. En uzun süre geçerliliğini koruyan kural Kanuni döneminde belirlenen bir ortanın 196 kişiden oluşması olmuştur. Fakat tarih boyunca 60-70 kişilik ortalar görüldüğü gibi, 2000-3000 kişilik ortalar da görülmüştür.

Yeniçeri Ocağı'nın Kapanışı ve Sonrası

Kuruluş ve yükseliş dönemlerinde olağanüstü başarılar sergileyen, devletin gelişmesinde ve güçlenmesinde baş rolü oynayan Yeniçeri Ocağı, devletin gerilemeye başlamasıyla beraber devlete yararlı bir sınıf olmaktan çıkmış; kendini taht entrikalarına kaptıran, serseri ve başıbozuklardan oluşan zararlı bir sınıf halini almıştır. Devlet sınırlarının küçülmesi, buna bağlı olarak ülkenin ekonomik gücünün zayıflaması, bunun da yeniçerilerin maaşlarına yansıması Yeniçeri Ocağı'nın hoşnutsuzluğunun başlıca sebebi kabul edilebilir. Ayrıca yeniçeri ocağının nüfusunun azaltılmak istenmesi ve azaltılması halinde işsiz kalacak askerlerin kendini güvende hissetmeyecek olmaları da sebepler arasındadır. Duraklama döneminden itibaren ıslahat hareketleriyle Yeniçeri Ocağı'nda bazı düzenleme girişimleri yapılsa da başarılı olunamamıştır; Yeniçeri Ocağı'nın varlığını koruyabilmek için öldürdüğü padişahlar bile olmuştur. Zamanla iyice çığırından çıkan Yeniçeri Ocağı, II. Mahmut'un kararlı ve sert girişimleriyle 1826 yılında kapatılmıştır. Bu kapatma olayı şiddetli ve kanlı bir şekilde olsa da olay Vaka-i Hayriye adını almış, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması devlet için de millet için de hayırlı bir girişim olarak kabul edilmiştir. Daha sonra II. Mahmut, Asakir-i Mansure-i Muhammediyye adlı yeni bir ordu kurmuştur.

Sonuç

Özetle, Yeniçeri Ocağı; devletin fetih yaptığı bölgelere, nüfusa, sınırlara bağlı olarak dahice geliştirilen bir sistemdir. Ancak daha sonra kendinde topladığı güçle çeşitli sebeplerden dolayı devlete en çok zarar veren sınıflardan biri haline gelmiştir. Yeniçeri Ocağı, iyisiyle kötüsüyle üzerinde en çok araştırma yapılması gereken, Türk askeri tarihinin çok önemli bir parçasıdır.

Sizden Gelen Sorular / Yorumlar

İlk soruyu siz sormak istermisiniz?

Soru Sor / Yorum Yap

şifre

Çok Okunanlar

İlk Osmanlı Medresesi

İlk Osmanlı Medresesi

Haber Bülteni

Popüler İçerik

Cem Sultan Hayatı ve Dönemi

Cem Sultan Hayatı ve Dönemi

Osmanlı Mimarisi Özellikleri ve Eserleri

Osmanlı Mimarisi Özellikleri ve Eserleri

Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi

Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi

1. Abdülhamid

1. Abdülhamid

3. Murat Dönemi Yapılan Yenilikler

3. Murat Dönemi Yapılan Yenilikler

Güncel

Osman Bey Dönemi ve Hayatı

Osman Bey Dönemi ve Hayatı

Güncel

Hafsa Sultan Hayatı ve Ölümü

Hafsa Sultan Hayatı ve Ölümü

Osmanlı Rus Savaşı

Osmanlı Rus Savaşı

1. Murat Dönemi ve Hayatı

1. Murat Dönemi ve Hayatı

Abdülmecit Dönemi ve Savaşları

Abdülmecit Dönemi ve Savaşları

İltizam Özellikleri ve Uygulanışı

İltizam Özellikleri ve Uygulanışı

5. Murat Dönemi ve Savaşları

5. Murat Dönemi ve Savaşları

Yıldırım Beyazıt Dönemi Fetihler

Yıldırım Beyazıt Dönemi Fetihler

Osmanlı Bayrağı Anlam ve Özellikleri

Osmanlı Bayrağı Anlam ve Özellikleri

Sultan Selim Hayatı ve Ölümü

Sultan Selim Hayatı ve Ölümü

Osmanlı Devletinin Kuruluşu

Osmanlı Devletinin Kuruluşu

3. Ahmet Dönemi ve Savaşları

3. Ahmet Dönemi ve Savaşları

IV. Murad Dönemi Siyasi Olaylar

IV. Murad Dönemi Siyasi Olaylar

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Tanzimat Fermanı ve Sonuçları

Osmanlıda Eğitim Nasıl Yapılırdı?

Osmanlıda Eğitim Nasıl Yapılırdı?

3. Murat Dönemi ve Savaşları

3. Murat Dönemi ve Savaşları

Emir Sultan Hayatı ve Ölümü

Emir Sultan Hayatı ve Ölümü

Ertuğrul Gazi Hayatı ve Dönemi

Ertuğrul Gazi Hayatı ve Dönemi

3. Mehmet Dönemi Fetihler

3. Mehmet Dönemi Fetihler

Adile Sultan Hayatı ve Ölümü

Adile Sultan Hayatı ve Ölümü

3. Selim Dönemi ve Savaşları

3. Selim Dönemi ve Savaşları

Fetret Devri Olayları ve Tarihi

Fetret Devri Olayları ve Tarihi

Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi

Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi