osmanlipadisahlari.gen.tr
Osmanlı Padişahları

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar











Yeniçeri Ocağı

Yeniçeri ocağı, Osmanlı Devletinde en önemli askeri sınıflardan biri olan yeniçerileri yetiştiren yerlerdir, bir nevi kışlalardır. Yeniçeri ocağının kurulmasına dair farklı rivayetler vardır. Genel kabul gören görüşe göre yeniçeri ocağı 1.Murat döneminde; dönemin veziri Çandarlı Halil Paşa yardımıyla kurulmuştur. Diğer görüşe göre ise yeniçeri ocağının temelleri 1. Murat'tan önce, babası Orhan Gazi döneminde atılmıştır. Yeniçeri ocağının mantığı; himaye altındaki Hıristiyan ülkelerde 8-18 yaş arasındaki, ailede tek çocuk olmayan erkek çocukların ailelerinden alınıp, devlet himayesinde büyütülerek devlete hizmet edecek şekilde eğitilmesine dayanır. Bu çocukalr devlete hizmet etmeye başlamadan önce Anadolu'da Türk ailelerinin yanına verilir, burada Türkçeyi öğrenip İslamlaşmaları sağlanırdı. Daha sonra toplanan çocuklardan aralarında zeki olanlar enderuna gönderilir; burada bilim, teknik, sanat, vs. eğitimler alarak devlet kademelerinde görev almak üzere eğitilirlerdi. Diğerleri ise komutan veya asker olması için yeniçeri ocağına gönderilirlerdi.

Yeniçeri ocağının kurulmasına sebep olan etkenlerin başında devletin sınırlarının gelişmesi ve devlet bünyesindeki Hıristiyan unsurların artması gösterilebilir. Çünkü genişleyen devlet sınırları ve buna bağlı olarak artan nüfusa rağmen Osmanlı Devleti'nin; sadece beylik dönemindeki Türkmen birlikleriyle ülke güvenliğini sağlaması, savaşlara katılması zordu. Ayrıca ele geçirilen topraklarda Hıristiyan toplulukların da bir şekilde kendini devlet yönetiminde hissederek Osmanlı Devleti'ne bağlılığının pekişmesi gerekiyordu. O dönemde Rumeli'ye yapılan yoğun seferler sonucunda savaş esirlerinin büyük artış göstermesi de, vezir Çandarlı Halil Paşa'ya yeni bir askeri sınıf oluşturma fikri veren etkenlerden biriydi. Bu ihtiyaçlar dolayısıyla dahice bir sistemle yeniçeri ocağı kurulmuş; devlet yapısının bozulmaya başladığı duraklama ve gerileme dönemlerine kadar başarıyla da görevini yerine getirmiştir.

Yeniçeri ocağı; adı üzerinde yeniçeri denilen askerlerden oluşurdu. "Çeri", eski Türkçede asker demekti. Yeniçeri de "yeni asker" anlamına gelir. 1. Murat'ın bu askeri sınıfa; daha önce var olan Türkmen birliklerine ek olarak kurulan bir askeri ocak olduğu için bu ismi verdiği düşünülmektedir. Yeniçeri ocaklarının büyük çoğunluğu İstanbul'da bulunurdu. Zaten kapıkulu askerlerinin bel kemiğini oluşturan yeniçeriler, tarih boyunca padişahın yakınlarında olmak durumunda kalmışlardır. Çünkü yeniçeri ocağının görevi; savaş zamanında padişahın etrafında bulunarak savaşta padişahı korumak ve güvenliğini sağlamak; barış zamanında da aynı şekilde İstanbul'un, dolayısıyla padişahın güvenliğini sağlamaktı. Yeniçeri ağası, yeniçeri ocağının en üst rütbeli kişisi olarak bir bakıma padişahın özel korumasıydı. Çünkü barış zamanında padişahın bizzat yakınında bulunur; padişah sefere katılırsa o da katılır, katılmazsa o da İstanbul'da dururdu.
Yeniçeri Ocağı

Ayrıca padişah olabilmek için yeniçeri ocağının, dolayısıyla yeniçeri ağasının desteğini alabilmek önemli bir aşama olduğu için, padişahlar da genelde güvendiği adamlar yeniçeri ağası yaparlardı. Ayrıca yeniçeri ağası bir Divan-ı Hümayun üyesidir; ki bu da yeniçeri ağalarının bugünkü bakanlığa eş değer görevde oldukları anlamına gelir.

Yeniçeri ocağı kendi içinde de çeşitli bölümlere ayrılırlardı. Bunun en meşhuru "ortalar" denilen sınıftır. Orta, bir bakıma tabur anlamına gelir. Yeniçeri ocağı; çeşitli ortalara mensup yeniçerilerden meydana gelirdi. Bir ortanın kaç yeniçeriden oluşacağı kuralı her padişah döneminde ülkenin sınırlarına, yeniçeri nüfusuna, vs. etkenlere göre değiştirilse de, en uzun süre geçerliliğini koruyan kural Kanuni döneminde belirlenen bir ortanın 196 kişiden oluşması olmuştur. Fakat tarih boyunca 60-70 kişilik ortalar görüldüğü gibi; 2000-3000 kişilik ortalar da görülmüştür. 

Kuruluş ve yükseliş dönemlerinde olağanüstü başarılar sergileyen, devletin gelişmesinde ve güçlenmesinde baş roldeki sınıflardan biri olan yeniçeri ocağı devletin gerilemeye başlamasıyla beraber devlete yararlı bir sınıf olmaktan çıkmış; kendini taht entrikalarına kaptıran; serseri ve başıbozuklardan oluşan zararlı bir sınıf halini almıştır. Devlet sınırlarının küçülmesi, buna bağlı olarak ülkenin ekonomik gücünün zayıflaması, bunun da yeniçerilerin maaşlarına yansıması yeniçeri ocağının hoşnutsuzluğunun başlıca sebebi kabul edilebilir. Ayrıca yeniçeri ocağının nüfusunun azaltılmak istenmesi ve azaltılması halinde işsiz kalacak askerlerin kendini güvende hissetmeyecek olmaları da sebepler arasındadır. Duraklama döneminden itibaren ıslahat hareketleriyle yeniçeri ocağında bazı düzenleme girişimleri yapılsa da başarılı olmamıştır; yeniçeri ocağının varlığını koruyabilmek için öldürdüğü padişahlar bile olmuştur. Zamanla iyice çığırından çıkan yeniçeri ocağı; 2. Mahmut'un kararlı ve sert girişimleriyle 1826 yılında kapatılmıştır. Bu kapatma olayı şiddetli ve kanlı bir şekilde olsa da olay Vaka-i Hayriye adını almış, yeniçeri ocağının kaldırılması devlet için de millet için de hayırlı bir girişim olarak kabul edilmiştir. Daha sonra 2. Mahmut; Asakir-i Mansure-i Muhammediyye adlı yeni bir ordu kurmuştur. 

Özetle yeniçeri ocağı; devletin fetih yaptığı bölgelere, nüfusa, sınırlara, vs. bağlı olarak dahice geliştirilen; fakat daha sonra kendinde topladığı güçle çeşitli sebeplerden dolayı devlete en çok zarar veren sınıflardan biri haline gelen fikirdir. Yeniçeri ocağı; iyisiyle, kötüsüyle üzerinde en çok araştırma yapılması gereken, Türk askeri tarihinin çok önemli bir parçasıdır.

Yayınlanma Tarihi : 25.12.2013 01:33:54

Yeniçeri Ocağı Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Yeniçeri Ocağı"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Padişah Lokumu

Padişah Lokumu, Osmanlıdan günümüze kadar gelen tatlılardan biridir. Osmanlı da çok güzel bir yemek kültürü vardı. Tabi bu yemek klrtürü günümüze kadar gelmiştir. Yemekleri ve hoşafı çok meşhurdu. Bunun yanı sıra tatlıları çok meş...

Sultan Murat

Sultan Murat: Osmanlı padişahları içerisinde ismi Sultan Murat olarak geçen 4 padişah bulunur. Bütün bu padişahların özgeçmişlerinden özetle bahsedeceğiz. Sultan I. Murat: Babasının adı: Orhan Gazi Annesinin adı: Nilüfer Hatun Doğ...

Emir Sultan

Emir Sultan, Osmanlı devletinin kuruluş devrinde yaşamış olan büyük bir âlim ve evliya olduğu düşünülen meşhur bir zâttır. Aynı zamanda Yıldırım Bâyezîd Hanın da damadıdır. Nesebi ve HayatıSoyunun hazret-i Hüseyin’e dayandığı iddi...

Padişah Ahmet

Padişah Ahmet, 18 Nisan 1590 yılında Manisa' da doğmuş ve 22 Kasım 1617 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Padişah Ahmet 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslam halifesi olmuştur. Padişah Ahmet'in babası 3. Mehmet ve annesi Handan Vali...

Eyüp Sultan

Eyüp Sultan: Medineli Müslümanlardan olan ve hicret esnasında Hz. Peygamber'i kendi evinde misafir eden sahabedir. Medineli tüm Müslümanlar Peygamber efendimizi kendi evlerinde konuk etmek istiyorlardı. Bu durum üzerine Peygambe...

Tanzimat

Tanzimat, Gülhane Hatt-ı Hümayunu yani Tanzimat Fermanı ile birlikte başlayan, Osmanlı Devleti’nin yenileşme hareketlerine yöneldiği dönemi ifade eder. Sultan Abdülmecid’in tahta oturmasıyla yaptığı ilk iş Tanzimat Fermanı’nı i...

Osmanlı Duraklama Dönemi

Osmanlının Duraklama Dönemi: 1579-1699 yılları arasında ve  Sokullu Mehmet Paşa'nın ölmesi ile başlayan dönemdir. Deneyimsiz kişilerin tahta geçmesi, merkezi yönetimin bozulması, devlet yönetiminde otoritenin bozulması, devlete ol...

Handan Sultan

Handan Sultan, 1576 yılında dünyaya gelmiştir. Tam ismi Devletlu İsmetlu Handan Valide Sultan Aliyyetü'ş-Şan Hazretleri idi. Doğduğunda adı Helen olan Handan Sultan aslen Rum asıllıdır. Güzelliğinden dolayı o  dönemin Manisa sanca...

Sultan Selim

Sultan Selim; Yavuz Sultan Selim 10 Ekim 1470 günü dünyaya gelmiştir. Babası Sultan İkinci Beyazıt, annesi Gülbahar Hatundur. Yavuz Sultan Selim uzun boylu, geniş omuzlu, kalın kemikli, kırmızı yüzlü, uzun bıyıklı yiğit bir padişa...

Şehzade Mustafa

Şehzade Mustafa, şehzadenin başına gelen ve içler acıtan bir sonla biten taht kavgasında nefesi boğularak feda edilmiş bir hikaye. 1515 yılında Manisa'da dünyaya gelen babası Sultan Süleyman'ın Mahidevran Sultan'dan olma oğlu. Şeh...















Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

Osmanlı Padişahları, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Aralık - 2017