osmanlipadisahlari.gen.tr
Osmanlı Padişahları

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar











Rüstem Paşa

Rüstem Paşa: Yaklaşık olarak 1500 yılında Hırvat asıllı olan Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak Saraybosna'nın yakınlarında bulunan Butmir ya da Sarajevsko Polje adlı bir köyde doğduğu varsayılmaktadır. Babası Mustafa Bey (Paşa) olup Sinan (Kaptan-ı Derya Sinan Paşa) ve Nefise adında iki de kardeşi bulunmaktadır. Ufak yaşlarda İstanbul'a getirilen Rüstem Paşa Enderun'da eğitim görmüştür. Getirilmiş olduğu Osmanlı topraklarında devşirilip Osmanlı'nın hizmetine girmiştir. 1526 yılında Mohaç Meydan Muharebesi'ne silahdar rütbesi ile katılmıştır. Rüstem Paşa bu seferin sonunda tayin alarak birinci imrahor görevine atanmıştır. Üstün yeteneği ve kıvrak zekası ile Sultan Süleyman'ın gözüne girmeyi başarmıştır. Rüstem Paşa'nın kendisini Sultan Süleyman'a farkettirmesinden sonra Sultan'ın emri ile Diyarbakır'da beylerbeyi görevine atanıp, hizmetine burada devam etti. Bu görevinde ki başarısından dolayı daha sonra Anadolu Beylerbeyliğine atanıp burada görevine devam etti. 1539 yılında Sultan'ın Rüstem Paşa'yı yanında istemesi ile üçüncü vezirlik görevine tayin edildi. Üçüncü vezir görevini devam ettirirken 26 Kasım 1539 tarihinde Şehzade Cihangir ve Şehzade Bayezid'in sünnet töreninde zamanın padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han'ın kız Mihrimah Sultan ile evlendi. Rüstem Paşa'nın bu evliliğinde dolayı ona ''damat'' sıfatı verilmiştir.

Rüstem Paşa'nın Kanuni Sultan Süleyman'a damat olması söz konusu olunca onu istemeyip çekemeyen rakipleri onun cüzzam hastası olduğu dedikosunu etrafa yaymaya başlamıştır. Çıkan bu dedikodulardan sonra hassa hekimlerinden olan Mehmet Halife, bu dedikoduların doğruluğunu öğrenmek amacı ile Rüstem Paşa'yı detaylı bir muayeneden geçirmiştir. Muayenin yapıldığı sıralarda hekim Mehmet Halife Rüstem Paşa'nın gömleğinin üzerinde bir bit bulmuştur. O zamanlarda ki tıp bilgisine ve halk arasında ki inanışlara göre bir cüzam hastasının üzerinde bit olmayacağı kabul edilmekteydi. Rüstem Paşa'nın gömleğinin üzerinde bulunan bit, cüzam hastası olmadığına kanıt olarak gösterilip Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı olan Mihrimah Sultan ile evlenmesinde bir sakınca olmadığına ve dedikoduların asılsız olduğuna kanaat getirtmiştir. Yaşanılan bu olayların sonucunda Rüstem Paşa'ya diğer bir isim olarak tarihçiler ''Kehle-i İkbal'' ( İkbal Biti ) demişlerdir.

Kanuni Sultan Süleyman'ın 1544 yılında Hadım Süleyman Paşa'yı görevinden azledmesi sonucunda yerine geçmesi muhtemel olan ikinci Vezir Deli Hüsrev Paşa'yı, Hürrem Sultan'ın vermiş olduğu emir ile aralarında husumet çıkarmaya yönelik bir takım oyunlar oynayıp bu iki veziri birbirine düşürmüştür. Bu olayların sonucunda Kanuni Sultan Süleyman hem Hadım Süleyman Paşa'yı hem de Vezir Deli Hüsrev Paşa'yı görevlerinde azledip sadrazamlık görevini Rüstem Paşa'ya vermiştir. Kıvrak zekasını Hürrem Sultan'ın da verdiği emir ile kullanan Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'a daha da yakın hale gelmiştir. Hürrem Sultan'ın verdiği emri yerine getirmesi sonucunda Hürrem Sultan ile aralarında bir güven ortamı sağlanmıştır. Hürrem Sultan ile arasında oluşan bu güven ortamı Rüstem Paşa'nın gelebileceği en üst mevkiye gelmesine olanak sağlamıştır.Bir nevi Rüstem Paşa ile Hürrem Sultan arasında bir entrika ortaklığı da başlamıştır. Bu entrika ortaklığı tahtın varisi olarak görülen ve tahtın en büyük adayı olan Şehzade Mustafa'nın ölümüne kadar yol açmıştır.
Rüstem Paşa


Rüstem Paşa 1544 yılında getirildiği sadrazamlık görevine 1553 yılına kadar sorunsuz devam etmiştir. Bu yıllar arasında Rüstem Paşa, Hürrem Sulta'ın öncülüğünde Şehzade Mustafa'nın mührünü taklit ederek Şehzade Mustafa'nın ağzından İran Şahı Tahmasb'a mektuplar yazmıştır. Rüstem Paşa'nın çevirdiği bu entrikalardan dolayı Şehzade Mustafa'nın, Kanuni Sultan Süleyman'ın yerinde gözü olduğu iftirasını ortaya atmıştır. Yazılan bu mektupları öğrenen Kanuni Sultan Süleyman,  tahtında gözü olduğu iftirasına inandığı oğlu Şehzade Mustafa'yı katlettirmiştir. Yeniçerilerin Şehzade Mustafa'yı çok sevmeleri ve Kanuni Sultan Süleyman'ın bu durumu bilmesinden dolayı yeniçerilerin ayaklanma çıkarabileceği endişesi ile 1553 yılında Rüstem Paşa'yı azlederek onun yerine Kara Ahmet Paşa'yı getirmiştir. Entrika ortağının sadrazamlık görevinden azledilmesini kabul etmeyen Hürrem Sultan ve kocasının görevine geri dönmesini isteyen Mihrimah Sultan, Rüstem Paşa'nın tekrar sadrazamlık görevine devam etmesi için çok uğraş verdiler. Nitekim bu çalışmalarının sonucunu 29 Eylül 1555 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman'ın basit bir bahane ile Kara Ahmet Paşa'yı Divan-ı Humayun'un ortasında idam ettirmesi ile almışlardır. Bu idamın sonucunda sadrazamlık görevine tekrardan Rüstem Paşa tayin edilmiştir.

Damat Rüstem Paşa, Mihrimah Sultan ile evliliğinden olan kızı Ayşe Sultan'ın dönemin en tehlikeli hastalığı olan vebaya yakalandığını öğrenir. Kızında bulunan bu hastalığı öğrendikten sonra kahrolan Rüstem Paşa kızının iyileşmesi için elinden gelen her şeyi yapar. Rüstem Paşa bu süre zarfında çok yıpranır ve hastalığa yakalanır. Günden güne hastalığı ağırlaşan ve daha kötüye giden Rüstem Paşa tüm uğraşlara rağmen kurtarılamaz ve 10 Temmuz 1562 de yaşamını yitirir. Doğal yollarla yaşamını yitiren nadir paşalardan biridir. Rüstem Paşa'nın cenazesi Şehzade Camii bahçesinde bulunan türbesinde gömülüdür.


Tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'ne rüşveti getiren kişi olarak Rüstem Paşa anılmaktadır. Rüstem Paşa rüşvet alma işini o kadar abartmıştır ki rüşvet alma işini aleni bir şekilde yapmaktan hatta belli bir tarifeye bağlamaktan çekinmemiştir. Bundan dolayı Osmanlı kaynaklarında Rüstem Paşa'ya verilen bir diğer sıfat  '' Ebvab-ı Rüşvet Fatihi '' yani rüşvet kapısını fetheden kişi anlamına gelir. Osmanlı Devleti'nde ki yönetimsel bozuklukların en önemli ve en büyük nedenlerinden biri rüşvettir. Osmanlı Devleti'ne rüşveti getiren Rüstem Paşa'nın mal varlığı ise dillere destandır ve padişahtan sonra ki en zengin kişi olduğu söylenmektedir. 

Rüstem Paşa'nın bir çok eseri bulunmaktadır. Bu eserlerden biri Tekirdağ'da diğeri İstanbul'da olmak üzere kendi adına yaptırdığı iki adet camii vardır. Edirne'de Mimar Sinan'a Rüstem Paşa Kervansarayı'nı yaptırmıştır. Yine Ankara'da 1522-1523 yıllarında Çengel Han'ı inşa ettirmiştir. Ayrıca Kütahya'da Anadolu Beylerbeyliği yaptığı sırada bir medrese ve bir de hamam yaptırmıştır. Kütahya'da bulunan bu eserlerden hamam günümüze kadar ulaşmıştır. Medresenin ise taç kapısının bir bölümü hariç diğer yerler yıkılmış daha sonra orijinaline uygun olarak yeniden restore edilmiştir.

Yayınlanma Tarihi : 03.11.2014 04:23:45

Rüstem Paşa Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Rüstem Paşa"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Emir Sultan

Emir Sultan, Osmanlı devletinin kuruluş devrinde yaşamış olan büyük bir âlim ve evliya olduğu düşünülen meşhur bir zâttır. Aynı zamanda Yıldırım Bâyezîd Hanın da damadıdır. Nesebi ve HayatıSoyunun hazret-i Hüseyin’e dayandığı iddi...

Padişah Ahmet

Padişah Ahmet, 18 Nisan 1590 yılında Manisa' da doğmuş ve 22 Kasım 1617 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Padişah Ahmet 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslam halifesi olmuştur. Padişah Ahmet'in babası 3. Mehmet ve annesi Handan Vali...

Safiye Sultan

Safiye Sultan: Osmanlı'nın en güçlü kadınları arasında yer alan Safiye Sultan Sofia Bellicui Baffo adıyla 1550'de Venedik'te dünyaya geldi. Çok zengin bir ailesi (babası Leonardo Baffo Korfu adasının Venedik valisiydi) olan Sofia,...

Padişah Lokumu

Padişah Lokumu, Osmanlıdan günümüze kadar gelen tatlılardan biridir. Osmanlı da çok güzel bir yemek kültürü vardı. Tabi bu yemek klrtürü günümüze kadar gelmiştir. Yemekleri ve hoşafı çok meşhurdu. Bunun yanı sıra tatlıları çok meş...

Sultan Selim

Sultan Selim; Yavuz Sultan Selim 10 Ekim 1470 günü dünyaya gelmiştir. Babası Sultan İkinci Beyazıt, annesi Gülbahar Hatundur. Yavuz Sultan Selim uzun boylu, geniş omuzlu, kalın kemikli, kırmızı yüzlü, uzun bıyıklı yiğit bir padişa...

Handan Sultan

Handan Sultan, 1576 yılında dünyaya gelmiştir. Tam ismi Devletlu İsmetlu Handan Valide Sultan Aliyyetü'ş-Şan Hazretleri idi. Doğduğunda adı Helen olan Handan Sultan aslen Rum asıllıdır. Güzelliğinden dolayı o  dönemin Manisa sanca...

Fatih Sultan Mehmet

Fatih Sultan Mehmet: İkinci Mehmet olarak ta bilinir. 1432 yılında dünyaya gelmiş, babası 2. Murat, Annesi Hüma Hatun'dur. Osmanlı Padişahlarının yedincisidir.İstanbul'u fethettikten sonra Fetih'in Babası anlamına gelen " Fatih" u...

Osmanlıda Vakıf

Osmanlıda vakıf, toplumun bazı ihtiyaçlarının karşılanması zenginlerin kurdukları vakıflara bırakılmıştır. Zaman içerisinde vakıflar ekonomik, sosyal, sanat, eğitim, sağlık, ulaşım, mimari ve bayındırlık alanlarında önemli rol oyn...

Son Padişah

Son Padişah, Son Osmanlı padişahı olan VI Mehmed (Sultan Vahideddin) 14 ocak 1861 doğmuş 16 mayıs 1926 yılında ölmüştür. Osmanlı imparatorluğunun 36. son sultanı 156. islam halifesidir. Sultan vahdeddin'den sonra padişahlık kaldır...

Osmanlı Hukuk Sistemi

Osmanlı hukuk sistemi, birçok hukuk sisteminin sentezlenmesi sonucu oluşmuştur. Hukuk sistemi bir ülkenin gelişmesinde ve kalıcı olmasında oldukça büyük etki yapmaktadır. Bu yüzden Osmanlı Devleti'nin dört kıtada uzun yıllar boyun...















Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

Osmanlı Padişahları, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Ekim - 2017